Ekonomik Notlar

Makroekonomik Konjonktür Notları

NOT 7
TÜRKİYE SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, OSTİM OSB ELEKTRİK TÜKETİMİ VERİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI VE 2021 YILI BÜYÜMESİNE DAİR BİR ANALİZ
19 Eylül 2021

TÜİK’in Temmuz 2015 bazlı sanayi üretim endeksi ile OSTİM OSB tarafından yayımlanan elektrik tüketimi verilerinden Temmuz 2015 baz alınarak hesaplanan elektrik tüketim endeksi Tablo 1’de yer almaktadır. TÜİK sanayi üretim endeksi ve OSTİM OSB elektrik tüketim endeksi büyüme oranları da Tablo 1’de verilmiştir. Yapılan çalışmalarda iki endeksin büyüme oranları arasında yüzde 85,44’lük bir korelasyon olduğu gözlemlenmektedir. Bilindiği üzere TÜİK tarafından sanayi üretim endeksi mevcut ayın 2 ay gerisinden hesaplanarak açıklanmaktadır. 9 Eylül itibariyle açıklanan son sanayi üretim endeksi verisi Haziran ayına aittir. İfade edilen korelasyon sayesinde GSYH büyüme tahmininde Ağustos-2021 verileri de açıklanan OSTİM OSB elektrik tüketim endeksi esas alınacaktır.

NOT 6
PANDEMİ SÜRECİ İŞ GÜCÜNÜ VE İŞSİZLİĞİ NASIL ETKİLEDİ?
05 Mayıs 2021

12 Nisan 2021 tarihinde TÜİK tarafından açıklanan verilere göre mevsimsellikten arındırılmış serilerde 2021 Şubat ayı işsizlik oranı yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşirken istihdam oranı ise yüzde 43,4 seviyesinde gerçekleşti. Bununla birlikte TÜİK daha önce üçer aylık hareketli ortalamalar şeklinde açıkladığı iş gücü verilerini artık aylık veriler halinde yayımlayacağını ilan etmişti. Açıklanan 2021 Ocak ve Şubat ayı verileri bu şekilde açıklanan ilk veriler oldu. Bu analizde 2020 Ocak’tan 2021 Ocak ayına kadar iş gücü verilerinin nasıl bir seyir izlediğine ve pandeminin Türkiye’de ilk görüldüğü tarih olan 2020 Mart ayından itibaren iş gücü verilerinde nasıl bir etki doğurduğuna değinilmektedir. Genç işsizlik ile genel işsizlik oranları karşılaştırılmakta, kadın-erkek istihdamının pandemi koşullarından nasıl etkilendiği ele alınmaktadır. Ayrıca tarım dışı istihdam ve istihdamın sektörel dağılımı da değerlendirilmektedir.

NOT 5
MART 2021 DÖNEMİNDE BANKA KREDİLERİNİN SEKTÖREL BAZDA DAĞILIMI
04 Mayıs 2021

Son bir yıl içinde nakdî kredi hacminde yaşanan %30’luk genişleme çoğu sektöre sirayet etmiş, dış ticaretin finansmanında önemli bir araç olan akreditifler ise USD bazında %19,2 yükselmiştir.

NOT 4
2020 YILI VE OCAK 2021 ÖDEMELER DENGESİ GELİŞMELERİ
01 Nisan 2021

2019 yılında cari işlemler hesabı, 2001 yılından beri ilk defa olarak 6.759 milyon ABD doları yani GSYİH’nın yaklaşık yüzde 0.9’u kadar fazla vermiş iken 2020 yılında cari işlemler açığı 37.765 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş olup, bu açık GSYİH’nın yaklaşık yüzde 5’ine karşılık gelmektedir. Pandeminin yaşanmaya başlandığı 2020 yılında cari açığın artmasına neden olan temel faktörlerin başında ihracatın azalması, ithalatın az da olsa artış görtermesi ve parasal olmayan altın ithalatının artış göstermesi nedenlerinden ötürü 2019 yılında 16.8 milyon ABD doları olan dış ticaret açığının, 2020 yılında 37.9 milyon ABD dolarına yükselmesi gelmektedir.

NOT 3
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI KASIM AYI NAKİT DENGESİNİ AÇIKLADI
08 Aralık 2020

Hazine nakit (bütçe) dengesi 2019 ve 2020 Kasım aylarında arka arkaya fazlalık vermiştir. Esasen bu genelde önceki yıllarda da böyle olmuştur. Ancak, 11 aylık nakit dengesine bakıldığında gittikçe artan bir açığın varlığı göze çarpmaktadır. Nitekim 2020 Ocak – Kasım dönemi nakit açığı bir önceki (2019) döneme göre (muhtemelen pandemi kaynaklı) %45.3 oranında bir artışla sonuçlanmıştır.

NOT 2
2020 YILI OCAK – TEMMUZ DÖNEMİNDE BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ
09 Eylül 2020

Maliye ve Hazine Bakanlığı’nın 2020 yılının ilk 7 ayına ait verilerine göre, COVİD salgınının da etkisiyle,bütçe açığı 2019 yılının aynı dönemindekinin iki katını aşmıştır. Giderler gelirlerden çok daha hızlı artmaktadır; özellikle vergi gelirlerindeki artışın daha çok dolaylı vergilerden kaynaklandığı görülmektedir. Ayrıca faiz dışı denge de daha çok açık vermektedir.

NOT 1
2020 YILI ORTASINDA NASIL BİR HAZİNE DENGESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ?
17 Ağustos 2020

Maliye ve Hazine Bakanlığı’nın verileri 2020 yılının ilk 7 ayı itibarıyla COVİD salgınının da etkisiyle kamu mali dengelerinin ciddi bir bozulma içinde olduğunu göstermektedir. Merkezi Yönetim gelirlerinde, ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın etkisiyle gerileme olurken, harcamalar hızlı bir yükseliş eğilimine girmiştir. Uluslararası sermaye hareketlerinde, Türkiye özelinde görülen olumsuz gelişmeler ülkenin dış borçlarında düşüş iç borçlarında ise artışı beraberinde getirmiştir.

Uluslararası Konjonktür Notları

NOT 2
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN UYGULAMAYA KOYDUĞU “COVID-19 CANLANDIRMA PAKETİ” NELERİ İÇERMEKTEDİR
05 Nisan 2021

Amerika Birleşik Devletleri’nde, Başkan Joe Biden tarafından 11 Mart 2021 tarihinde Covid-19 pandemisinin ekonomide yarattığı olumsuz etkileri gidermek amacıyla hazırlanan 1.9 trilyon ABD dolarlık destek paketi imzalandı. “Covid-19 Canlandırma Paketi”, “2021 Amerikan Kurtarma Planı Akdi” veya “Amerikan Kurtarma Planı” olarak da adlandırılan finansal destek paketi ile 2020 yılının Mart ayından itibaren yaşanmakta olan Covid-19 pandemisi nedeniyle zor günler geçirmekte olan bireylerin, küçük işletmelerin, kar amacı gütmeyen kuruluşların ve konaklama, ulaşım ile yiyecek sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin finansal açıdan rahatlatılması hedeflenmektedir. Covid-19 ile mücadeleye devam etmek için sağlık merkezleri, test ve aşıya ilişkin olarak da finansal kaynak ayrılmıştır.

NOT 1
IIF RAPORUNA GÖRE KÜRESEL BORÇ DÜZEYİNDE SON GÖRÜNÜM
22 Kasım 2020

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayınlanan “Küresel Borç İzleme Raporu”na göre, 2020 yılının ilk üç çeyreğinde küresel düzeyde ülkelerin toplam borç tutarı 15 trilyon dolar artarak 272 trilyon dolara ulaşmış bulunmaktadır. Yıl sonunda bu miktarın 277 trilyon doları bulabileceği, bunun dünya GSYH’nın yüzde 365’ine denk düşeceği, belirtilmiştir.

Sektörel Notlar

NOT 6
TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN AKTİF KALİTESİ VE 2021’E DAİR ÖNGÖRÜLER
30 Mayıs 2021

TCMB’nin açıkladığı Mayıs 2021 Finansal İstikrar Raporu, BDDK’nın Mart 2021 sektör verileri ile birlikte değerlendirildiğinde, tam anlamıyla olmasa da, ileriye dönük tahminlere bir ölçüde zemin hazırlamaktadır. Diğer yandan sanayi sektörüne ilişkin açıklamalar da ekonominin kilit bileşenlerine ilişkin önemli sinyaller vermektedir

NOT 5
2021 İLK ÇEYREĞİNDE TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLU KREDİ ANALİZİ: BELİRSİZLİKLER VE BİLİNMEZLİKLER
02 Mayıs 2021

Salgınla mücadele kapsamında alınan tedbirler ve raporlama standartlarındaki değişiklikler, finansal tablolar üzerinden izlenebilen aktif kalitesinin başat belirleyicisi sorunlu kredi verilerine dönük ihtiyatlı yaklaşımı öne çıkarmakta; ekonomik gidişatta ve raporlama standartlarında normale dönüşün gerçekleşeceği yılın ikinci yarısında daha net bir tablonun görülmesi beklenmektedir. Son bir yıl içinde sorunlu kredi rasyosunun %5’den %3,8’e düştüğü, bankaların ise sorunlu kredilerdeki muhtemel artışın yaratacağı hasarı karşılamak amacıyla sınırlı ölçüde de olsa tampon oluşturmaya çalıştığı izlenmektedir.

NOT 4
2021 İLK ÇEYREĞİNDE TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN KÂR/ZARAR ANALİZİ: FAİZ VE DÖVİZ KURUNUN OLUMSUZ ETKİSİ
02 Mayıs 2021

Salgın ve salgınla mücadele ile geçen son bir yıl içinde alınan makroekonomik tedbirler ve düzenleyici kurumların yaptığı raporlama standart değişikliklerinin banka finansal tablolarına etkileri devam etmektedir. 2020 yılında kaydi anlamda büyüme ve kârlılıkta pozitif bir görünüm sergileyen bankacılık sektörü, normalleşme sürecinin ilk adımında gerçekleştirilen faiz artışından ve döviz kurundaki dalgalanmadan 2021’in ilk çeyreğinde kayıpla karşılaşmıştır. 2020’nin ilk çeyreğine göre nominal olarak kârın %4,3 artmasına karşın, net faiz geliri-faiz marjı daralmış, kambiyo zararları ise ciddi ölçüde atmıştır. Özellikle kamu bankalarının karşılaştığı kayıp belirgindir.

NOT 3
COVID-19 SÜRECİNİN TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNE ETKİLERİ VE MART-2021 İTİBARIYLA GÖRÜNÜM
02 Mayıs 2021

Salgına karşı son bir yıl içerisinde izlenen makroekonomik politikaların desteğiyle sektör bilançosunda belirgin ve hızlı bir genişleme görülürken, fonlamada kısa süreli kaynakların payı artmıştır. 2020 son çeyreğinde meydana gelen faiz artışının net faiz gelirinde ve faiz marjında yarattığı belirgin kayıp ve kambiyo zararındaki keskin artış 2021 ilk çeyreğinde sektörün kârlılığına olumsuz yönde tesir etmiştir. Raporlama standartlarında geçici olarak yapılan tadiller nedeniyle sektörün aktif kalitesi, kârlılığı, özkaynakları ve sermaye yeterliliğinin finansal tablolarda sunulan verilerin ötesinde bir yaklaşımla değerlendirilmesi; Haziran-2021 döneminde uluslararası raporlama standartlarına paralel bir uygulamaya yeniden dönülmesi hâlinde yılın ikinci yarısında finansal vaziyetin takibi önem kazanmaktadır.

NOT 2
SON VERİLER İLE TÜRKİYE SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ, OSTİM OSB ELEKTRİK TÜKETİMİ VERİLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI VE 2020 YILI GSYH BÜYÜMESİNE DAİR BİR ANALİZ
21 Ocak 2021

Ekonominin sanayi kesiminde meydana gelen gelişmelerin ve sanayi sektöründe uygulanan ekonomik politikaların yaratmış olduğu etkinin kısa vadede ölçümü için TÜİK tarafından hazırlanan ve hesaplanan sanayi üretim endeksi, ekonomi çevreleri için bir gösterge niteliğindedir. GSYH büyüme hesaplamalarında imalat sanayinin büyümeye katkısının payı göz önüne alındığında sanayi üretim endeksi ve bu endeks ile büyük oranda ilişkili olduğu ortaya konan sanayi kesimi elektrik tüketim endeksi (OSTİM OSB) reel büyümenin tahmininde önemli ipuçları vermektedir.

NOT 1
TÜRKİYE SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ ve OSTİM OSB ELEKTRİK TÜKETİMİ VERİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
15 Aralık 2020

Ekonominin sanayi kesiminde meydana gelen gelişmelerin ve sanayi sektöründe uygulanan ekonomik politikaların yaratmış olduğu etkinin kısa vadede ölçümü için TÜİK tarafından hazırlanan ve hesaplanan Sanayi Üretim Endeksi ekonomi çevreleri için bir gösterge niteliğindedir. Her yıl OSTİM OSB İdaresi tarafından yayımlanan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi elektrik tüketim verileri ise bölgede bulunan iş yerleri ve firmaların faaliyet yoğunluğu hakkında önemli ipuçları vermektedir. Yayımlanan son veriler üzerinden bu iki gösterge arasında nasıl bir ilişki olduğunun özetle incelendiği bu notta sanayi endeksi ile elektrik tüketimi verileri arasında aynı yönde ve güçlü bir ilişki, korelasyon gözlemlenmiştir.