Doğan KARADOĞAN

Doktor Öğretim Üyesi
Lojistik

Deneyim & Aktiviteler

MYO Lojistik Program Başkanı olan Dr. Doğan Karadoğan; 1990 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden lisans derecesini aldı. 1995 yılında Dokuz eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Eğitim Yönetimi ve Denetimi Tezli Programında Yüksek Lisansını tamamladı. Daha sonar 2000 yılında aynı üniversiteden Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında Doktora derecesini aldı. Yurt içi ve yurt dışı stratejik lojistik ve tedarik zinciri yönetimi eğitimleri alan ve sertifika programlarına katılan Dr. Doğan Karadoğan NATO’nun çeşitli lojistik çalışma gruplarında ülkemizi lojistik delegasyon başkanı olarak temsil etti. Çeşitli üniversitelerde lojistik ve tedarik zinciri yönetimi dersleri veren ve çok sayıda lojistik tezi yöneten Dr. Doğan Karadoğan gerek kamuda gerekse özel sektörde birçok lojistik projeye imza atmıştır.

Eğitim Bilgileri

Ünvanlar ve İş Deneyimleri

Röportaj

Üniversitemiz Meslek Yüksekokulu Lojistik Programı Başkanı ve Dr. Öğretim Üyesi görevlerinizle sizleri tanıyoruz. Ama sizi tanımayanlar için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Lise öğrenimimi Bolu’da tamamladıktan sonra, Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde lisans eğitimimi tamamladı. Bu süreçte lojistik ekonomisine karşı özel bir ilgi alanım oluşmuştu ve bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyordum. Sonrasında Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Yönetimi, Planlaması ve Denetimi Bölümünde yüksek lisans ve doktora eğitimlerimi tamamladım. Bu süreçlerde de lojistik ve tedarik zinciri eğitimleri benim özel ilgi ve çalışma alanımı oluşturdu. Aynı dönemlerde eş zamanlı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin lojistik (ulaştırma) sınıfına mensup bir subay olarak uygulamanın içerisinde görev yaptım. 2000’li yılların başında ülkemize lojistik eğitimleri akademik seviyede taşıyan proje ekibinin içerisinde yer aldım. Yine aynı dönemde bir lojistik yeniden yapılanma ve dönüşüm projesi olan ve ülkemizin en büyük lojistik yönetim ve bilgi sistemi alt yapısını kuran LYS Projesinde lojistik uzman ve proje subayı olarak görev yaptım. Lojistik sahadaki akademik yaşantım; Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü ile Savunma Bilimler Enstitüsü Malzeme Yönetimi ve Lojistik Programlarında 2018 tarihine kadar devam etti. 2018 yılından itibaren ise görevimi OSTİM Teknik Üniversitesinde MYO sürdürmekteyim.

Oluşan bu yoğun birikim sonucu kısaca kendimi disiplinler arası bir akademisyen olarak tanımlamaktayım.

Sizce üniversitemizde verilen mesleki eğitiminin en önemli farkları nelerdir?

Üniversitemizdeki mesleki eğitim üçüncü ve dördüncü nesil tematik bir eğitim felsefesi üzerine oturmuştur. Diğer bir ifadeyle üniversitemizde mesleki eğitimde disiplinler arası ve disiplinler ötesi bir eğitim anlayışı hâkimdir. Bu anlayış çerçevesinde mesleki eğitim programlarımız teorik eğitimle uygulamalı eğitimin mükemmel karışımını esas alan ve eğitim konuları birbiri üzerine inşa edilmiş bir yapıda tasarlanmıştır. Mesleki eğitim mimarimizde; ağırlıklı olarak kavramsal ve teknik beceriler ve yetkinlikler olmak üzere sosyal ve ilişkisel beceriler ve yetkinlikler ile “yirmi birinci yüzyıl becerileri” (soft skills) harmonize edilmiştir.

Mesleki eğitimlerimizde kısaca “mavi yakalı” çalışanlar yerine, “teknoloji yakalı” çalışanları yetiştirmeyi hedefleyen yenilikçi bir yaklaşım hâkim olmaktadır.

Akademik çalışmalarınızın yanı sıra önemli sektörel deneyimlerinizin olduğunu biliyoruz. Kendinizden hareketle mesleki eğitimde sahada da var olmanın katkılarından kısaca bahsedebilir misiniz?

Geleneksel anlayış bize; teori ve pratiğin bir bütünün yani bir dairenin iki parçası olduğunu söylemektedir. Ancak bugünün küresel çok katmanlı ve karmaşık iş dünyasında tek bir sektörel pratiğe sahip olmak yeterli gelmemektedir. Zira bugünden yarına sektörler arası ilişki, etkileşim ve geçirgenlik oldukça yüksek düzeyde oluşmaktadır. Diğer bir ifadeyle sektörlerde disiplinler arası bir hale gelmiştir. Dolayısıyla bugünün modern anlayış; çoklu teorik (disiplinler arası) ve çoklu sektörel (sektörler arası) pratik deneyimin bir kürenin eğim sel parçalarını oluşturduğu şeklinde yeniden tanımlanmaktadır. Yeni anlayış çerçevesinde şekillenmiş teorik ve sektörel deneyim bireyleri küresel seviyede; yüksek performanslı, daha rekabetçi, daha etkin ve daha verimli bir hale getirmekte ve bireyi uygulama sahasında markalaştırmaktadır.

Kısacası yeni anlayış; mezunlarımızın sahada yeni çoklu fırsat ve kariyer alanları yaratmasının ve daha güçlü bir girişimci olmasının önünü açmaktadır.

NATO’nun çeşitli lojistik çalışma gruplarında ülkemizi lojistik delegasyon başkanı olarak temsil ettiniz. Tüm dünyada lojistik sektörünü gözlemleme fırsatı buldunuz. Sizce lojistik programından mezun olacak öğrencilerimiz geleceğin mesleklerinden birini yapacak diyebilir miyiz?

Lojistik mezunlarına bugün dünya genelinde lojistik profesyonelleri diye hitap edilmektedir. Bu meslek evrende (insandan önce) ilk canlıların var olmasıyla başlamış ve tüm canlıların yok olmasına kadar devam edecektir. Bu nedenle lojistik profesyonelliği için dün, bugün ve yarın diye bir söylem ve ayrım geçerli değildir. Ancak sektör muazzam bir dijital, yapısal, yönetsel, süreçsel ve teknolojik dönüşüm ve gelişim içerisinde bulunmakta ve yeni yeni kendi trend alanlarını geliştirmektedir. Burada mesel mezunlarımızın bu sürekli değişim ve gelişime zamanında entegre olabilmesi ve uyum sağlayabilmesidir.

Bu bağlamda öğrencilerimizin mezuniyet sonrası yaşam boyu eğitim uygulamaları çerçevesinde bilgi kümelerini geliştirmeleri ve güncellemeleri başarıya giden bir yolun kaldırım taşlarını oluşturmaktadır.

Hayata geçirmeyi planladığınız ya da üzerinde çalıştığınız projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Özellikle yıllardır üzerinde çalıştığım olası “İstanbul Depremi için Acil Lojistik Yardım Operasyonu (ALYO)” özel lojistik yaklaşımı benim için son derece önemli bir projedir.

Bunun yandan diğer projeler olarak; Sağlık Bakanlığı için “Soğuk Zincir Lojistik Yönetimi”, savunma sanayi için “Entegre Lojistik Yönetimi (ELD)”, dağıtım sektörü için “d-Ticaret”, perakende sektörü için “e-Perakende (e-Ticaret)” Savunma örgütleri için “Asimetrik Lojistik Yönetimi (AsLY)”, dış ticaret firmaları için “Küresel ve Bölgesel Lojistik Üssü” projelerini sayabilirim.

Lojistik Programı veya Meslek Yüksekokulu programlarımızda okumak isteyen öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Ortalama dünyada dolaşan her bir doların yarısı (%50) lojistik sektör tarafından yönetilmekte ve kullanılmaktadır. Diğer yandan lojistik sektör ticaretin, değer zincirlerinin (tedarik zincirlerinin) ve iş dünyasının omurgalarını oluşturmaktadır. Bu nedenle ticarete ilgi duyan tüm adaylarımızın tercih edeceği doğru meslek adresi ve başarılı bir gelecek kariyerine giden yol lojistik program olacaktır.

Haftalık Ders Programı

YÖK Formatlı CV

Yayınlar