İletişim Bilgileri

Mutluhan YILMAZ

Öğretim Görevlisi
Bilişim Güvenliği Teknolojisi

Deneyim & Aktiviteler

Atatürk Üniversitesi mezunudur. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamış, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünde yüksek lisans derecesini almıştır. Halen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde doktora eğitimine devam etmektedir. Bu süre zarfında özel okullarda görev yapmış, sırasıyla öğretmenlik ve idarecilik görevleri yürütmüştür. Öğretim Teknolojilerinde yeni eğilim ve yaklaşımlar, uzaktan eğitim, öğrenme analitikleri, teknolojik erişilebilirlik ve açık kaynak ürünler üzerine araştırmalar yapmaktadır. 2016 yılında Vicdan-ı Net adında kısa roman tarzında bir kitabı yayımlanmıştır.

Eğitim Bilgileri

Ünvanlar ve İş Deneyimleri

Röportaj

Üniversitemiz Meslek Yüksekokulu Bilişim Güvenliği Teknolojisi Programında Öğretim Görevlisi görevinizle sizleri tanıyoruz. Ama sizi tanımayanlar için kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Elbette, Karslıyım. Okumaktan, yazmaktan ve araştırmaktan büyük keyif alıyorum. Hayatta biriktirdiğim birçok değerli anı ve insan var. Matematik, Felsefe, Teknoloji, Eğitim, Dil ve Edebiyat özel ilgi alanımdır. Obur bir okur olduğumu düşünüyorum, her gün yeni şeyler öğrenmek, yeni ve değerli şeylerden feyz almak beni heyecanlandırıyor. Akademik hayatı veya adına akademik kariyer diyelim, seçme nedenim de içimdeki bu yeni şeyler öğrenme tutkusu ve hayat boyu öğrenci kalma ihtirasıdır. Bu birikimle her gün daha değerli şeyler yapmaya ve daha iyi olmaya çalışıyorum.

Sizce üniversitemizde verilen mesleki eğitiminin en önemli farkları nelerdir?

Herkesin bildiği gibi iş yeri eğitimleri bizim en önemli mottomuz. Aslında modelimiz, bir dönem dünyada büyük saygınlık kazanmış bize ait başka bir modele, Köy Enstitülerine çok benziyor. Üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim diyebiliriz bunun adına. Kim bilir, belki de yeterince istersek buradan Köy Enstitüleri gibi çok büyük bir başarı hikayesi çıkarabiliriz.

Mesleki eğitimde öğrencilerin eğitim alırken sahada da var olmalarının öğrencilere ne gibi katkıları vardır, kısaca bahsedebilir misiniz?

Yukarıda da yazdığım gibi, teorik bilgilerin pratikle tamamlanması kişiye öğrenme ivmesi kazandırır ve somut çıktılar her keresinde kişiyi güdüler. Bir şeyi yapmış olmakla hiç denememek arasında elbette fark vardır ve belli periyotlarla tekrar eden deneyimlerin kalıcılık kazandığını hepimiz biliyoruz. O halde bekle bizi dünya!

Uzaktan eğitim üzerine çalıştığınızı biliyoruz. Salgın sebebiyle ülkemizde eğitime uzaktan devam ediliyor ve geliştirilen alt yapı sayesinde öğrenciler eğitime ara vermeden devam edebiliyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Esasında “Uzaktan Eğitim” kavramını kullanmak genel itibariyle doğru değil. Çünkü eğitim bilimciler, “eğitim” ile “öğretim”in birbirinden çok farklı şeyler olduğunu herkese anlatırlar. Disiplinin “Uzaktan Eğitim” olarak adlandırılmasının sebebi, ilk çıkış noktasında “Distance Education” ifadesinin kullanılması. Alandan biri olarak “Uzaktan Eğitim” yerine “Uzaktan Öğrenme” ifadesini kullanmayı daha doğru buluyorum. Türkiye, maalesef diğer ülkeler gibi salgına hazırlıksız yakalanmıştı ama alt yapımızı hızla geliştirmeyi başararak eğitim sürecinin uzaktan yürütülmesini sağladık. Böylelikle bir çeşit “kriz dönemi eğitimi”ne geçtik. Tabii tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi erişilebilirlik sorunları var. Bu durumun bir an önce bertaraf edilmesi için bütün imkanlarımızı kullanmamız gerektiğine inanıyorum.

Uzaktan öğrenme alternatifinin tüm dünyada belli ders veya konularda artık kalıcılık kazanacağını düşünüyorum ve gelecekteki eğitime dair planlamalarımızın değişen bu paradigmaları gözeterek yapmamızın kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.

Hayata geçirmeyi planladığınız ya da üzerinde çalıştığınız projelerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

Elbette, Ocak 2021’de katıldığımız Dijital Eğitim çalıştayında yayımlanmış Yapay Zekâ bildirimizin yanında şimdilerde bölüm başkanımız ile üzerinde çalıştığımız bir BAP var. Uzaktan öğrenme sürecini daha nitelikli hale getirmeyi planladığımız bir çalışma. Sonra, aynı zamanda DR öğrencisiyim ve Ankara Üniversitesinde üzerinde çalıştığımız, her biri salgın sürecinde eğitim sürecini inceleyen, sonuçlarının birer belirleyici kriter potansiyeli taşıdığını düşündüğüm üç ayrı araştırma makalesi var. Yine edebi bir ürün vermekle sonuçlanacak ikinci kitabımın yazım çalışmalarına da devam ediyorum bu arada.

Ayrıca, bu yılın başında MEB YLSY bursu kazandım ve önümüzdeki yılın sonunda Birleşik Krallık’a giderek ikinci DR eğitimime başlamayı planlıyorum ve Atatürk’ün dediği gibi “Kıvılcım olarak gidip alevler olup geri dönmelisiniz”, dönmeliyim! Diyorum.

Bilişim Güvenliği Teknolojisi Programı veya Meslek Yüksekokulu programlarımızda okumak isteyen öğrencilere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

lkin şundan emin olmalılar: yakın gelecekte OSTİM Teknik Üniversitesi’nde okumak ve hele hele mezun olmak, bir imtiyaz vesilesi olacak. Bu fırsatı herkes iyi değerlendirmeli. Ayrıca tercih edecekleri programa ilgi duymaları hem onların hem de buradaki hocalarının hayatını kolaylaştıracaktır. Bilgisayarlar ve bilgi sistemleri şimdinin ve geleceğin dünyasının vazgeçilmez araçlarıdır ve her zaman yeni ekip arkadaşlarına ihtiyaç duyarlar. Buradan bahisle, öğrencilerimiz şimdinin ve geleceğin dünyasında yerini almalılar.

Sizin yer vermemizi istediğiniz, sizin çalışmalarınıza dair eklemek istediğiniz diğer bilgiler nelerdir?

Bu salgın sürecinden sonra dünyayı öncekinden daha iyi görmek istiyorum. Bu konuda, özellikle üniversiteler çok yapıcı bir rol üstlenebilir. Kuracakları uluslararası bağlar ve taraf olacakları hümanist sözleşmelerle ülkeler arasındaki eşitsizliğin ortadan kalkması için çaba göstermeleri gerektiğine inanıyorum. Zira tarih, üniversiteleri yani yetişmiş insan gücü olan yerleri hiç olmadığı kadar evrensel problemlerle ilgilenmeye zorluyor. Dünyanın bir ucunda ortaya çıkan şeyin nasıl herkesin hayatını en kesif biçimiyle etkileyebileceğini bizzat gördük, yaşıyoruz. Bu anlamda bilhassa üniversitelerin daha evrensel bir zemin bulmalarının, evrensel sorunlarla ilgilenmelerinin artık bir zaruret olduğunu düşünüyorum. Kim bilir, belki bu sefer dünyadaki eşitsizlikleri gidermek, daha güzel bir dünya inşa etmek gerçekten mümkün olur: “Afrika dahil!*”
*Cemal Süreya

Haftalık Ders Programı

YÖK Formatlı CV

Yayınlar